En İyi İngilizce Kursu Nasıl Seçilir

En iyi ingilizce kursunu anlamak için, öncelikle kurslar hakkında detaylı araştırmalar yapmak gerekir. Yapılacak araştırmalarda hedefe en hızlı gidilecek yöntem, öncelikle kursun bugüne kadar almış olduğu varsa ödülleri veya diğer başarıları sorgulanabilir.

Sonraki aşamada, kurs öğrencilerinin Kpds, ielts, toefl gibi sınavlarda başarı oranları sorgulana bilir.

Tartışmasız en iyi kursun eğitim kadrosunun da en iyi olması gerekir. Eğitim kadrosu hakkında da detaylı bilgi talep etmek büyük önem taşır. Farklı kategorilerde eğitim veren öğretmenlerin kariyerleri ve sahip oldukları belgeleri de sorgulamak kesinlikle gereklidir.

 

En İyi İngilizce Kursu

En İyi İngilizce Kursu

Sizlerin de bildiği üzere şu an tüm Türkiye genelinde 100 lerce İngilizce Kursu veren irili ufaklı bir çok eğitim kuruluşu bulunmakta. Gerek ingilizcesini geliştirmek, gerekse akademik eğitimler için her gün birçok kişi ingilizce kurs arayışına girmektedir.

İşte tam da bu noktada, seçilecek ingilizce kursunun önemi son derece büyüktür. Böyle büyük oranda farklı kurs alternatifinin olduğu bir durumda, tabiki akla şu soru gelecektir;

En iyi ingilizce kursu hangisi?

Bu sorunun cevabını bulabilmek için, öncelikle detaylı bir araştırma yapmanızı tavsiye ederiz. Gerek tabelalardan, gerekse internet üzerinden bulduğunuz inglizce kurslarını telefondan değilde birebir canlı görüşerek test etmenizi tavsiye ederiz.

Görüşme esnasında soracağınız ilk sorunun, ilgili ingilizce kursunun şu ana kadarki başarıları olması gerektiğini söylemek yanlış olmasa gerek. Yani önce şu soruya cevap aramalıyız; sizi diğer ingilizce kurslarından ayıran özellik nedir?

İşte tam da burada JUST ENGLISH devreye giriyor demektir :) )

Neden mi?

En İyi İngilizce Kursu olarak, yıllardır birçok başarıya imza attık.

2012 Yılı Kalitesine En Çok Güvenilen İngilizce Kursu Seçildik.

2011 Yılı En İyi Dil Okulu Seçildik.

Devamı çok yakında….

İNGİLİZCE ÜLKE İSİMLERİ

AFGHANISTAN Afkanistan
ALBANIA Arnavutluk
ALGERIA Cezayir
ANTARCTICA Antartika
ARGENTINA Arjantin
ARMENIA Ermenistan
AUSTRALIA Avustralya
AUSTRIA Avusturya
AZERBAIJAN Azerbaycan
BELGIUM Belçika
BOSNIA AND HERZEGOVINA Bosna Hersek
BRAZIL Brezilya
BULGARIA Bulgaristan
CAMEROON Kamerun
CANADA Kanada
CHILE Şili
CHINA Çin
COSTA RICA Kosta RikaCROATIA Hırvatistan
CUBA Küba
CZECH REPUBLIC Çek Cumhuriyeti
DENMARK Danimarka
EGYPT Mısır
ESTONIA Estonya
FINLAND Finlandiya
FRANCE Fransa
GEORGIA Gürcistan
GERMANY Almanya
GREECE Yunanistan
HONG KONG Hong Kong
HUNGARY Macaristan
INDIA Hindistan
INDONESIA Endonesya
IRAN İran
IRAQ Irak
IRELAND İrlanda
ITALY İtalya
JAPAN JaponyaJORDAN Ürdün
KAZAKHSTAN Kazakistan
KYRGYZSTAN Kırgızistan
LEBANON Lübnan
LUXEMBOURG Lüksemburg
MACEDONIA Makedonya
MALAYSIA Malezya
MEXICO Meksika
MOLDOVA Moldova
MONGOLIA Moğolistan
MONTENEGRO Karadağ
MOROCCO Fas
NETHERLANDS Hollanda
NEW ZEALAND Yeni Zellanda
NIGERIA Nijerya
NORWAY Norveç
PAKISTAN Pakistan
PALESTINIAN Filistin
PARAGUAY Paraguay
POLAND PolonyaPORTUGAL Portekiz
ROMANIA Romanya
RUSSIAN FEDERATION Rusya
SAUDI ARABIA Sudi Arabistan
SERBIA Sırbistan
SPAIN İspanya
SWEDEN İsveç
SWITZERLAND İsviçre
TURKEY Türkiye
UNITED KINGDOM İngiltere
UNITED STATES Amerika

En İyi İngilizce Kursu ve Çocuklarda İngilizce Öğrenimi

Küçük çocuklar yeni bir dil olarak
İngilizce’yi nasıl öğrenir
Küçük çocuklarda dil edinimi doğal olarak gelişir.
Yetişkinlerin ya da gençlerin aksine, bilinçli bir öğrenme
olmadan da dil öğrenmeye yatkındırlar. Telaf fuzları taklit
etme ve kuralları kendi kendilerine çözme yetenekleri
vardır. Muhtemelen daha geç bir yaşta gramer temelli
kitaplardan İngilizce öğrenmiş olan yetişkinler tarafından
söylenmediği sürece, İngilizce konuşmanın zor olduğuna dair
herhangi bir düşünce de akıllarına gelmez.
Erken başlamanın yararları
• Küçük çocuklar, ana dillerini öğrenebilmek için
bireysel, doğuştan gelen dil öğrenme yollarını hala
kullanmaktadırlar ve bu yüzden aynı ipuçlarını İngilizce
öğrenmek için de kullanabileceklerini kısa süre içinde
fark ederler.
• Küçük çocukların oyuna benzer faaliyetler ile
öğrenecek zamanları vardır. Bir yetişkin ile beraber
yapılan bir faaliyette yer alarak dil öğrenirler.
İlk önce faaliyeti anlarlar, sonra da yetişkin ile
ortak kullandığı dilden anlam çıkartırlar.
• Küçük çocukların İngilizce’yi günlük düzenlerine
uydurmak için daha fazla vakitleri vardır.
Okul programları genellikle daha hafiftir ve çocukların
zihinleri henüz saklanması ve test edilmesi gereken
bilgilerle dolmamıştır. Ev ödevleri ya çok azdır ya da
hiç yoktur. Belli kurallara uymak gibi bir dertleri
yok tur.

EN İYİ İNGİLİZCE KURSU İZMİR

EN İYİ İNGİLİZCE KURSU İZMİR

En iyi ingilizce kursu arayışındaysanız ve İzmir’de yaşıyorsanız, JUST ENGLISH’i mutlaka düşünmelisiniz.

Peki Neden Just English?

2011 Yılı En İyi Dil Okulu Ödülü

2012 Kalitesine En Çok Güvenilen Dil Okulu Ödülü

Tüm Kurslarda İndirimli Fiyat Avantajı

Kurslara kayıt olan öğrencilere, sürpriz hediyeler.

Detaylı bilgi almak için hemen tıklayın

 

EN İYİ İNGİLİZCE KURSU İSTANBUL

EN İYİ İNGİLİZCE KURSU İSTANBUL

En iyi ingilizce kursu arayışındaysanız ve İstanbul’da yaşıyorsanız, JUST ENGLISH’i mutlaka düşünmelisiniz.

Peki Neden Just English?

2011 Yılı En İyi Dil Okulu Ödülü

2012 Kalitesine En Çok Güvenilen Dil Okulu Ödülü

Tüm Kurslarda İndirimli Fiyat Avantajı

Kurslara kayıt olan öğrencilere, sürpriz hediyeler.

Detaylı bilgi almak için hemen tıklayın

 

 

EN İYİ İNGİLİZCE KURSU ve İNGİLİZCE ÖĞRENME İPUÇLARI

GENEL İPUÇLARI

Bazı öğrenciler, dil öğrenmeye yetenekli olmadıklarına ya da yabancı dil öğrenemeyeceklerine inanırlar. Bu doğru değildir. Eğer gerekli zaman ve çaba harcarsa, herkez yabancı dil öğrenebilir. Aşağıda, size İngilizce öğrenme sürecinde yardımcı olacak bazı ipuçları bulacaksınız. 

Hergün Düzenli Çalışın: Dil öğrenmek için derslere girmek, diğer alanlarda ders çalışmaktan ve derslere girmekten farklıdır. Dil öğrenimi kümülatif bir süreçtir, bir haftada yabancı dil öğrenemezsiniz. Eğer dili öğrenmek istiyorsanız hergün en az 1-2 saatinizi çalışmaya ayırmalısınız.

Çalışma Zamanınızı Parçalara Ayırın:         Gün içinde, İngilizce çalışmak için 15-30 dakikalık zaman dilimleri ayırın. Her seferinde farklı bir alanı çalışın. Örneğin ilk sefer gramer, ikinci sefer kelimeler vb. Çalışmaya başladığınızda ilk yarım saat tekrar yapın; 10 dakika gramer, 10 dakika kelime, 10 dakika okuma vb. Böylelikle en azından derli toplu bir başlangıç yapmış olacaksınız. Yabancı dil öğrenirken, zamanınızın %80 ini tekrar etmek ve pratik yapmakla geçirmeniz gerekir.

HDevamsızlık Yapmadan Derslere Girin:          Derse hazırlanmamış bile olsanız, mutlaka derse gidin. Ders saatleri sizin için en iyi zamanlardır. Derslere girmeden önce 5-10 dakika hazırlık yapın.

Derslerde Rahat Olun:         Sınıf arkadaşlarınızı tanıyın ve iyi bir ilişki geliştirin. Öğretmenlerinizi ders saatleri dışında, ofis saatlerinde ziyaret edin, onlarla sohbet edin ve sizi tanımalarını sağlayın. Bu iyi ilişkiler sizin sınıfta rahat olmanızı sağlayacaktır.

Gramerinizi Geliştirin:          Gramer, İngilizcenin bel kemiğidir. Grameriniz iyi olmazsa, hiçbir zaman iyi İngilizce biliyor olamazsınız. Bu yüzden gramerinizi geliştirin.

Sınavlara İyi Hazırlanın: Sınavlara her bölüm için ayrı ayrı ve bütün olarak iyi hazırlanmış olarak girin.

Olumlu Tutum Geliştirin: İngilizce öğrenmeye karşı olumlu bir tutum içinde olun. Bunu herşeyden önce kendiniz için öğrendiğinizi unutmayın. İngilizce öğrenmek için kendinize kişisel nedenler belirleyin. Mükemmeliyetçiliği bir kenara bırakın. Mutlaka hata yaparak öğreneceksiniz bunu asla unutmayın.

Gerektiğinde Yardım Alın: Yardıma ihtiyacınız olduğunda, hiç çekinmeden ve beklemeden hocalarınızdan yardım alın.

En İyi İngilizce Kursu Neden Önemli ve İngilizcenin Türkiye’nin ekonomik büyümesindeki rolü

İngilizce seviyesinin ekonomik kalkınmaya olan etkisi tartışmasında nedensellik ve korelasyon ikilemi gündemdedir: Bir ülkenin İngilizce öğrenmesi için zenginleşebilmesi mi gerekir, yoksa refah seviyesini yükseltmek için mi İngilizce öğrenmeye ihtiyaç vardır? Bilimde ilerlemek için ilk önce belli eğitim aldıktan sonra dünya kaynaklarına erişmek için mi İngilizce öğrenilir, yoksa sadece İngilizce bilip dünya kaynaklarına erişerek mi bilimde ilerlenebilir?

Genel hissiyat bazen “Türkiye’deki insanlar Avrupa’daki refah seviyesine geldiklerinde İngilizce öğreneceklerdir” yönünde olabiliyor. Buradaki varsayım İngilizce yeterliliğinin kalkınma ile bir bağının olmadığıdır. Neticede, düşük İngilizce yeterliliği Türkiye’nin dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olmasında engel olmamıştır. Ancak bu düşünce Türkiye’nin ekonomik kalkınma yörüngesini göz ardı etmektedir. Nedensellik ve korelasyon ikilemini tam olarak cevaplayabilmek için sadece Türkiye’nin bugün nerede olduğuna değil, nereye doğru gittiğine bakmak gerekir.

Türkiye ekonomik kalkınma serüveninde kritik bir aşamadadır. 1980’li ve 2000’li yılların finansal reformları sayesinde ülke bugünkü ihracat gücüne sahip olmuştur. Ekonomistler şimdi Türkiye’nin “ikinci nesil reformlara” ihtiyacı olduğunu tartışmaktadırlar. İkinci nesil reformlar, büyümek için eğitim, vergi, şehir planlama ve hukuk sistemlerinin yeniden tasarlanması gerektiğinin altını çizmektedir. Böylece Türkiye’nin tekstil üretimi gibi orta teknolojili aktivitelerinden, robot veya ilaç yapımı, AR-GE çalışmaları gibi ileri teknoloji üretime geçmesi öngörülmektedir. Yüksek İngilizce yeterliliği ise ekonomik gelişmenin bu ikinci seviyesinin olmazsa olmazıdır.

Türkiye’de işgücünün İngilizce seviyesinin yükselmesi, ekonomik reforma ve komşu ülkelere uyum sağlama becerisinin artması demektir. En iyi ingilizce kursu burada önemini göstermektedir. Yenilikçilik ve yüksek teknoloji üretimi dünyayla entegre olmayı gerektirir. Günümüzde, özellikle de komşu ülkeden Türkiye’ye gelen yabancı işgücü ekonomiye katkıda bulunmak için önce Türkçe öğrenmek zorunda kalmaktadır. İngilizcenin iş ortamlarında daha yaygın olması, Türkiye’nin Bosna, Suriye, İran gibi komşularından nitelikli işgücü, yani beyin göçü, almasına büyük katkısı sağlayacaktır. İngilizce yeterliliğinde sağlanacak atılım “ikinci nesil reformları” da daha etkili hale getirebilir. Türk girişimciler uluslararası platformdaki işler konusunda isteklidir. Uluslararası nitelikte bir girişim yapan bir Türk yazılımcı düşünün. Türkiye’deki patent güvenceleri ne kadar güçlü olursa olsun, İngilizcede etkili iletişim kuramayan girişimcilerin başarılı olacağını düşünmek güçtür. Yani İngilizce yeterliliği kalkınmanın ödüllerinden değil, önemli basamaklarından biridir. Dolayısıyla en iyi ingilizce kursunu seçmeniz gerçek anlamda önemlidir.

İngilizce yeterliliği nedir? Nasıl elde edilir?

İngilizce yeterliliği nedir? Nasıl elde edilir?

Küresel toplumla iletişim kurmanın yolu, İngilizceyi değişik ortamlarda kullanabilmektir. Yabancılarla telefonda görüşmek, yabancı iş arkadaşına e-posta yazmak, yurt dışındaki bir şirkete rahatça teklif sunabilmek İngilizce yeterliliğin birer göstergesidir. Kısaca bu çalışmada iyi İngilizce, yazılı ve sözlü medya yoluyla kendinden emin ve etkili iletişim kurabilmek şeklinde tanımlanmıştır.

Bu düzeyde İngilizce becerilerinin nasıl elde edildiği sorusunu cevaplamak daha zordur. İngilizce yeterliliğini belirleyen birçok etken vardır. Ülkelerin küreselleşme seviyeleri, İnternet erişimi, ekonomik gelişmişlik ve ticaret düzeyi oldukça önemli etkenlerdir. Türkiye örneğinde dilsel unsurlar da göz ardı edilmemelidir. Nitekim İngilizce Hint-Avrupa dil ailesine, Türkçe ise Altay dil ailesine aittir. Ancak en büyük etken muhtemelen devletin sunduğu eğitimin kalitesi, uzunluğu ve eğitime yaptığı yatırımdır.

Türkiye’de İngilizce seviyesinin düşük olması daha geniş bir eğitim sorununun bir parçasıdır. Ekonomik göstergelere bakıldığında, Türkiye’nin İYE’de 43. sırada olması şaşırtıcıdır. Türkiye’ye benzer veya daha düşük milli gelir ve ihracat düzeyine sahip pek çok ülke endekste Türkiye’den daha yüksek sıralarda yer almaktadır. Eğitim harcamalardaki fark bu konuda özellikle dikkat çekmektedir.

ABD’ye yakınlığından faydalanan Meksika hariç, İYE’de ilk 25 sırada olan ülkelerin 6 ve 15 yaş arasındaki çocuklara yönelik eğitim kurumlarına yaptığı yatırım öğrenci başına en az 32.000 dolar civarındadır. Türkiye ise bu gruptaki öğrenci başına sadece 12.708 dolar harcamaktadır.5 Bu genelde Türkiye’de öğretmenlere daha az fırsat ve gelir sunulduğuna, ders kitaplarının daha kötü olduğuna (İngilizce ders kitapları artık Türkiye’de yazılıp üretiliyor6) ve çok az ders dışı aktivite uygulandığına işaret etmektedir.

 

Türkiye’deki en büyük eksikliklerden biri olarak İngilizce eğitimine başlangıç yaşı görülmektedir. Endekste yüksek ve orta sıralarda yer alan ülkelerde genellikle İngilizce eğitimi çocukların eğitim hayatlarının başında başlanmaktadır. Çocuklarda böylece yabancı dilin temeli oluşur ve ileriki yaşlarında bu temel üzerine daha verimli bir şekilde ilerleyebilirler. Türkiye’de İngilizce eğitimi 4. sınıfta, sınıf öğretmenleri gibi konuda uzman olmayan öğretmenler tarafından verilmeye başlanmaktadır. Lise giriş sınavlarında ise İngilizce en temel haliyle sorulmaktadır.

Eğitim sisteminde İngilizce programının ağırlığı zamanla azalmıştır. Beşinci ve altıncı sınıf arası görülen hazırlık yılı 1990’lı yıllarda sekizinci ve dokuzuncu sınıf arasında olmak üzere ertelenmiştir. 2005’te ise hazırlık sınıfları tamamen kaldırılmıştır. Artık sadece bazı üniversitelerin belirli bölümlerinde okuyacak öğrenciler bir yıl yoğun İngilizce eğitimi görme hakkına sahiptir. Ancak üniversite çağındaki öğrenciler en azından 18 yaşına

gelmektedir ve en çalışkanları bile muhtemelen dilin temelini tekrar etme ihtiyacı duymamaktadır.

 

Nitekim Türkiye’nin eğitim açığından belki de en ağır darbeyi alan İngilizcedir. Sonuç olarak devletin eğitim sistemi üzerinden iyi düzeyde İngilizce eğitimi almak neredeyse imkânsızdır. Bu halde görev JUST ENGLİSH gibi özel kurslara düşer.

En İyi İngilizce Kursu Neden Önemlidir.

Türkiye’nin İngilizce Açığı

“Çocuklar Duymasın” adlı dizide, Selami arkadaşı Haluk’un evine telaşlı bir şekilde dalar. Girer girmez “Bittik biz abicim, bittik!” diye bağırmaya başlar. Şirketleri Amerikalılar tarafından satın alınmıştır. Sonra kendini kanepeye atar ve eliyle yüzünü kapatıp, “İngilizce yok, bilgisayar yok, ne yapsın elin Amerikalısı bizi” diye konuşmaya devam eder. Arkadaşı Haluk Selami’yi sakinleştirmeye çalışır ve birlikte nasıl bir İngilizceleri olduğunu öğrenmeye karar verirler.

Ertesi sabah Amerikalılar tarafından satın alınan yeni dekore edilmiş ofislerine giderler. Yeni ofis içlerinde umut uyandırır. Artık dolar üzerinden maaş alacaklarını düşünmek onlara cazip gelmiştir. Hatta Selami şarkı söyleyip etrafa hayali paralar saçmaya başlar. Ancak Haluk endişelidir. “Selami, Layt erkekliğe başlama hemen. Şarkı söyleyeceğine söyle bakalım, memnun oldum ne demekti?”. Selami birkaç saniye düşündükten sonra karşılığı “How old are you?” der. “Olur mu canım” diye azarlar Haluk, “O nasılsınız demekti.” İngilizce konusundaki eksiklikleri ortaya serilen iki arkadaş paniğe kapılır.

En sonunda yeni patron, kızıl saçlı Amerikalı gelir. Tercüman aracılığıyla yeni kuralları açıklar: Bundan böyle herkes sabah 8.15’te ofiste olacak. Herkes her gün en az dört müşteri ziyareti yapılacak. Ve iki ay içinde İngilizce öğrenemeyenler şirketten çıkarılacak. Selami ve Haluk bir ağızdan bağırırlar:

Hiçbir şey iletişim eksikliği kadar sıkıntılı değildir. İletişim ve dolayısıyla bilgi küresel ekonominin en temel unsurudur. Günümüzde İngilizce bilmek, bilgisayar kullanmak kadar temel bir gereklilik haline gelmiştir. Türkiye yukarıdaki senaryoda da gördüğümüz gibi bu konuda geride kalmıştır.

İngilizce Yeterlilik Endeksi’nde (İYE)3 Türkiye 44 ülkenin içerisinde 43. olmuş; Şili, Endonezya, Suudi Arabistan gibi ülkelerin gerisinde kalmıştır. 44. ülke ise Kazakistan’dır. Söz konusu çalışma Education First isimli dünyanın önde gelen özel eğitim şirketince yapılmıştır. Internet üzerinden yürütülen anket bugüne kadar yürütülen en güvenilir gösterge çalışmadır.4 Bazı eksiklikleri olsa da, çalışma ülkeler arasındaki veri seti ölçebilmekte ve karşılaştırma yapmaya imkan sağlamaktadır. Türkiye’nin İngilizce yeterliliği bölgesel rolü ve dünyanın en büyük 16. ekonomisi olması göz önünde bulundurulduğunda şaşırtıcıdır.

İngilizce, çağımızın ortak dili haline gelmiştir. Ülkelerin İngilizce seviyeleri yabancı şirketlerin yurt dışına iş vermelerinde en önemli etkenlerden biridir. On yıl öncesinde sadece elit bürokratlardan ve işadamlarından uluslararası etkileşim içinde olması bekleniyordu. Ancak, bugün ortalama bir üniversite mezunu çalışanın uluslararası boyutta işleri sıkça olmakta. Yüksek düzeyde İngilizce bilmek sadece CV’lere yazılan bir ek özellik değil, modern ekonomilerin vazgeçilmez özelliklerinden biridir.

Türkiye’nin ekonomisi modernleşme sürecindedir. Türkiye küresel bilgi ekonomisinin bir parçası olmak istemektedir; ancak henüz gereken sıçramayı yapmamıştır. Bu yazı, İngilizce yeterliliğinin bilgi ekonomisinin bir sonucu değil, bir ön şartı olduğunu ve bu konuda bilinçli bir şekilde ilgili programların hazırlanması gerektiğini öne sürmektedir. Öncelikle Türkiye’nin İYE sıralamasında neden bu kadar aşağılarda yer aldığına bakılmalıdır.